İçeriğe geç
ECRtest

Korkulu kaçıngan bağlanma: özlem ile kaçış arasında

Korkulu kaçıngan bağlanma stili (dezorganize ya da dağınık bağlanma olarak da bilinir), yakınlığın hem gerekli hem korkutucu geldiği bir örüntüdür: Uzaktayken unutulmaktan endişe eder, yakındayken açılıp incinmekten korkarsınız. İki eksenli haritada kaygının da kaçınmanın da yüksek olduğu alandır.

Hazırlayan: ECRtest editör ekibi · Güncelleme: 24 Ekim 2026 · 11 dakikalık okuma

Kısaca

  • Haritada kaygı da kaçınma da Fraley’nin örneklem ortalamalarının üstündedir.
  • Sık görülen bir birleşim: sonuçların yaklaşık %31 kadarı, neredeyse üçte biri.
  • Bir tanı ya da travma kanıtı değildir: Yakın ilişkilerdeki tepki örüntülerini anlatır.
  • İki eksen de değişebilir: Sakin ve güvenilir ilişkiler zamanla ikisini de azaltır.
KaygılıKorkulukaçınganGüvenliKaçıngan

Endişe, mesafe ya da ikisi birden?

Kaygı ve kaçınma puanlarınızı ve bunların farklı insanlarla nasıl değiştiğini görürsünüz.

Teste başla
  • 72 ifade
  • 10-15 dakika
  • kayıt olmadan
P1

Yetişkinlerde korkulu kaçıngan bağlanmanın belirtileri

Korkulu kaçıngan bağlanmanın belirtileri genellikle gelgitler hâlinde gelir: birine doğru bir adım, sonra bir adım geri. Aşağıdakilerde kendinizi bulursanız bunu bir hüküm değil, daha yakından bakmak için bir neden sayın. Örüntüyü test daha kesin gösterir.

  1. Özlediğiniz buluşmayı iptal etmek. Size yakın biriyle görüşmeyi bir hafta dört gözle bekler, bir gece önce ertelemek için bir neden bulursunuz. Bu ilgisizlik değil: Gün yaklaştıkça, o kişinin sizi yakından tanıyınca hayal kırıklığına uğrayacağı korkusu büyür.

  2. Sıcak sözler kuşku uyandırır. Biri sizi övdüğünde ya da sizi ne kadar önemsediğini söylediğinde aklınıza ilk gelen, işin içinde bir iş olduğu ya da bunun sürmeyeceğidir. Böylece hayal kırıklığına önceden hazırlanır, gafil avlanmazsınız.

  3. Sessizlik en kötü düşünceleri tetikler. Size yakın biri iki saattir yanıt vermedi ve kafanızda sizden neden bıktığına dair bir hikâye çoktan hazır. Sonra sıcak bir yanıt gelir; rahatlamak yerine geri çekilmek istersiniz. Endişe temkine dönüşür.

  4. Bırakılmadan önce bırakmak. Bir ilişki bitiyormuş gibi göründüğünde onu ilk siz bitirmek istersiniz. Böylece acının kontrolü sizde kalır, ama sonradan tehdidin çoğu zaman yalnızca beklentilerinizde var olduğu anlaşılır.

  5. Yardım istemek iki kat riskli. Desteğe ihtiyacınız var, ama istemek kumar gibi gelir: “Hayır” diyebilirler, “evet” derlerse de borçlu kalır, kendinizi de ele vermiş olursunuz. Susmak daha kolay gelir; sonra da kimsenin fark etmemesi canınızı yakar.

  6. Kavgada iki uç arasında. Bir an her şeyi hemen düzeltmek, bir saat sonra ise ortadan kaybolup kimseyle konuşmamak istersiniz. İki tepki de gerçektir: Bağı korumak da kendinizi korumak da sizin için aynı anda önemlidir.

  7. Ne yalnızken ne birlikteyken rahat. Etrafta kimse yokken insanları özlersiniz; yanınıza geldiklerinde saklanmak istersiniz. Ne yalnızlık ne yakınlık gerçek bir dinlenme getirir; ikisi arasında gidip gelmek, her birinden daha çok yorar.

P2

Yakınlık neden hem çeker hem korkutur

Bu stilde, genellikle birbirinden bağımsız çalışan iki ayrı alarm aynı anda devrededir. Biri, sevdiğiniz kişinin uzaklaşıp uzaklaşmadığını kollar ve en küçük bir belirtide çalar. Öteki, işlerin fazla yakınlaşıp yakınlaşmadığını kollar ve öyle olduğunda kapıları kapatır (Mikulincer ve Shaver, 2003). İkisi birden çalıştığında aralarında sıkışıp kalırsınız.

Psikolog Kim Bartholomew bu örüntüyü iki beklentinin karışımı olarak tanımladı. Bu beklentilerden biri “Beni sevmek zor”, öteki “Başkaları beni incitebilir ya da reddedebilir” düşüncesidir (Bartholomew, 1990). Stilin adındaki “korkulu” yakınlaşma korkusunu anlatır: Bu stilde kişi yakınlık ister, ama yaklaştıkça çekinir. Yakınlık isteği içtendir; onun getirebileceklerinden duyulan korku daha güçlü olduğu için istek durmadan yarıda kalır.

Dışarıdan bakınca tutarsız görünebilir: bir gün sıcak, ertesi gün soğuk. Bu stili yaşayan biri içinse mesele çoğu zaman iki korku arasında durmadan seçim yapmanın yorgunluğudur. İki tepki de bir oyun ya da manipülasyon değildir. İkisi de düşünmeye fırsat kalmadan, kendiliğinden devreye girer.

Bu yüzden ilk adım taraflardan birini yenmek değildir. O an hangisinin konuştuğunu fark etmek ve onunla tartışmak yerine söz sırasını öbür tarafa vermek daha çok işe yarar. İkisi de iyiliğinizi ister: Biri bağı korur, öteki sizi.

P3

Korkulu kaçıngan bağlanma neden olur

“Dezorganize” sözcüğünün kökeni bebek araştırmalarıdır. “Yabancı Durum” yönteminde bazı küçük çocuklar çelişkili davrandı: Annelerine başlarını öteye çevirerek yaklaştılar ya da yarı yolda donup kaldılar (Main ve Solomon, 1990). Yetişkinlerde korkulu kaçıngan stil ise daha sonra ve başka bir yoldan, insanların kendi ilişkilerini nasıl anlattığına bakılarak tanımlandı (Bartholomew ve Horowitz, 1991).

Nedenler herkeste farklıdır. Kuramda bu örüntü, yakınlığa ihtiyaç duyulan ama yakınlığın güvenli gelmediği deneyimlerle ilişkilendirilir; örneğin bazen sıcak, bazen sert ya da ulaşılmaz olan bir bakım veren. Duygusal açıdan zor çocukluklardan sonra yetişkinlikte daha az güvenli bağlanma gerçekten de daha sık görülür (Riggs, 2010). Ama bu bir kural değil, bir bağlantıdır ve benzer geçmişlerden gelen insanlar farklı stillere varır. Mesele anne babaları suçlamak değil. Birçoğu kendi ağır sorunlarıyla boğuşuyordu ve elinden geleni yaptı.

Mizaç da önemlidir, yetişkin hayatı da: acı bir ayrılık, ihanet, kendinizi güvende hissetmediğiniz uzun bir ilişki. Erken deneyim alnınıza yazılmış bir kader değildir. Bebeklikte olanlar yetişkin bağlanmasını ancak kısmen öngörür (Pinquart ve ark., 2013) ve stiller ömür boyu değişmeyi sürdürür (Fraley ve Roisman, 2019). Test geçmişinizde neden aramaz, tanı da koymaz. Yalnızca bugün yakınlık karşısında nerede durduğunuzu haritaya döker.

P4

Temkinden doğan güçlü yanlar

İki korku arasında yaşamak zordur, ama size, yakınlarınızın değer verdiği özellikler de kazandırır. Gelgitler yatıştıkça da bu özellikler sizinle kalmaya devam eder.

  • İlişkileri ciddiye almak

    Yakınlığı hafife almazsınız. Açılmaya karar verdiğinizde bunun ardında gerçek bir duygu vardır ve korktuğunuz anlarda bile size yakın insanlar bunu hisseder.

  • İnsanları iyi okumak

    Birinin ruh hâli değiştiğinde bunu hemen fark edersiniz: sesindeki bir titreme, yorgunluk, kırgınlık. Bu dikkat temkinden doğdu, ama arkadaşlıklarda ve insanlarla iç içe olan işlerde bir beceriye dönüşür.

  • Başkalarının korkularına şefkat

    Yakınlık korkusunu kendi hayatınızdan tanıdığınız için insanları acele ettirmez, temkinlerine gülmezsiniz. Bu yüzden başkaları yanınızda yavaş yavaş, kendi hızlarında açılabilir.

  • Geri dönme cesareti

    Geri attığınız bir adımdan sonra birine doğru attığınız her yeni adımda kendi korkunuza karşı gelirsiniz. Bunun için dışarıdan çoğu zaman görünmeyen türden bir cesaret gerekir.

P5

Partnerle, arkadaşlarla ve aileyle

Bu stil en açık biçimde romantik bir ilişkide kendini gösterir: Yakınlık en yoğun orada yaşandığı için alarmların ikisi de daha sık çalar. Tanıdık “Yanımda ol, ama fazla yaklaşma” gelgiti de buradan doğar ve iki kişiyi de yorar. Öngörülebilirlik ve açık sözler yardımcı olur. Bir mola açıkça dile getirildiğinde partneriniz onun ne anlama geldiğini tahmin etmek zorunda kalmaz.

Arkadaşlıkta işler çoğu zaman daha yumuşaktır. Bir arkadaş sürekli yanında olmanızı nadiren bekler; bu yüzden mesafeye katlanmak daha kolaydır ve endişeyi tetikleyen şeyler de azdır. Yine de yanıtsız kalan bir mesaja kırılmak ve bir arkadaşlık fazla yakınlaşınca ortadan kaybolma isteği size tanıdık gelebilir.

Endişe ve mesafe düzeyi ilişkiden ilişkiye farklı olabilir (Fraley ve ark., 2011). Bu yüzden testte partner, anne, baba ve en yakın arkadaş için ayrı sorular vardır. Çoğu zaman bu ilişkilerden yalnızca biri, örneğin partnerle olanı, korkulu kaçıngan çıkar; en yakın arkadaşla bağ ise güvenli stile yakındır. Bu, sakin yakınlığı zaten tanıdığınız ve onun üzerine bir şeyler kurabileceğiniz anlamına gelir.

P6

Kaçıngan ve kaygılı stilden farkı

Çoğu zaman dezorganize diye anılan bu stil, kayıtsız kaçıngan ve kaygılı stillerle kolayca karıştırılır.

Kayıtsız kaçıngan stil
Kayıtsız kaçıngan stilde mesafe kolay gelir: Kaygı düşüktür ve yalnızlık korkutmaz. Stil korkulu kaçıngan olduğunda ise geri çekilmek rahatlatmaz; uzaklaşınca unutulma endişesi başlar. Kayıtsız kaçıngan stilde mesafe sakince korunur, korkulu kaçıngan stilde ise kişi yakınlık ile geri çekilme arasında gidip gelir.
Kaygılı stil
Kaygılı stilde kaçınma düşüktür: Kişi yakınlığa bütün kalbiyle yönelir ve onda huzur bulur. Korkulu kaçıngan bağlanmada da aynı kaybetme korkusu vardır, ama yakınlığın kendisi riskli gelir; yakınlığa ulaşılınca çoğu zaman geri çekilme isteği doğar. Kaygılı stilde yakınlık yatıştırır, korkulu kaçıngan stilde ise hem yatıştırır hem alarm verir.
Dezorganize bağlanma
“Dezorganize” ve “dağınık” adları bebeklerle yapılan araştırmalardan ve görüşmelerden gelir. Bir anket buna benzeyen bir şeyi ölçer, ama aynısını değil. Araştırmacılar dezorganize bağlanmayı bebeklerde gözlemler ya da yapılandırılmış görüşmeyle belirler; korkulu kaçıngan stil ise anketlerle ölçülür ve iki yöntem neredeyse örtüşmez (Roisman ve ark., 2007). Test dezorganizasyonu değil, iki eksendeki noktanızı gösterir.
Bağlanma bozukluğu
Reaktif bağlanma bozukluğu, hekimlerin çocuklara koyduğu bir tanıdır: Ağır ihmalden sonra çocuk yetişkinlerden nadiren teselli arar (APA, 2013). Bir yetişkinin bağlanma stili ise yakınlıkla nasıl baş ettiğini anlatır, bir hastalık değildir. Hiçbir çevrimiçi test bir bozukluğa tanı koyamaz.
  1. Gelgiti fark etmekBirine yaklaşmak ve ondan uzaklaşmak istediğiniz anları, hemen öncesinde ne olduğunu da yakalayın. Yargılamadan, sadece fark ederek.
  2. Korkuya ad koymakSize yakın birine olan biteni tek cümleyle söyleyin: “Şu an korkuyorum, ama gitmiyorum.” Nedeni açıklanmış bir mola, sessizce çekip gitmekten daha az acıtır.
  3. Zarar görmeden yakınlıkZor bir anda güvenilir birinin yanınızda olmasına izin verin ve kötü bir şey olmadığını fark edin. Bu tür deneyimler beklentilerinizi yavaş yavaş yeniden yazar.
  4. Sis dağılırEndişe ve geri çekilme isteği yine gelir, ama daha sessiz ve seyrek. Onları fark edip o an neye ihtiyacınız olduğuna karar vermeye zamanınız olur.
P7

Zamanla neler iyi gelir

Stiliniz oldukça kalıcıdır, ama yine de değişebilir. Sakin ve öngörülebilir ilişkiler özgüveninizi beslediğinde kaygıyı, birine yaslanmanın güvenli olduğu anlaşıldığında da kaçınmayı azaltır (Arriaga ve ark., 2018). Korkulu kaçıngan stilde ikisine de ihtiyaç olduğu için yol daha uzun olabilir; adımlar ise aynıdır.

Pek çok insan terapiyi yararlı bulur. Terapi, gündelik hayatta fazla korkutucu gelen şeyi denemek için güvenli bir yerdir: yakınlaşıp bunun için cezalandırılmamayı. Bu bir zorunluluk değil, bir kaynaktır; doğru zaman da kendinizi hazır hissettiğiniz zamandır. Geçmişi yeniden düşünmek acı veriyorsa bir psikoterapist ona dikkatle ve acele etmeden yaklaşmanıza yardımcı olabilir.

Amaç korkunun tamamen bitmesi değil, kararları artık onun vermemesi. Testi altı ay sonra tekrar çözüp iki noktayı karşılaştırabilirsiniz. Yoldaki duraklar genellikle şöyledir.

P8

Sık sorulan sorular

  1. Korkulu kaçıngan bağlanma, geçmişimde bir travma olduğunun işareti mi?
    Şart değil. Duygusal açıdan zor çocukluklar daha az güvenli bağlanmayla ilişkilidir (Riggs, 2010), ama bu bağlantı doğrudan değildir. Stili pek çok koşul şekillendirir ve stil kimseye geçmişinizde ne olduğunu söyleyemez. Test travmayı değerlendirmez. Geçmişiniz hâlâ acıtıyorsa bunu bir ankete değil, bir psikoterapiste götürmeye değer.
  2. Korkulu kaçıngan stilim aşkta nasıl kendini gösterir?
    Çoğu zaman bir gelgit olarak: önce güçlü bir çekim, partneriniz uzaklaşıyor gibi göründüğünde endişe, işler ciddileşince geri çekilme isteği. Duygular gerçektir; korku onları sık sık böler ve siz de doğrudan sormak yerine partnerinizin kalıp kalmayacağını sınayabilirsiniz. Sınamalar ve ilişkideki gelgitler üzerine ayrı bir yazımız var.
  3. Korkulu kaçıngan bağlanma kadınlarda ve erkeklerde farklı mı görünür?
    Veriler belirgin bir fark göstermiyor. Fraley’nin örnekleminde kadınlarla erkeklerin iki eksendeki ortalamaları neredeyse aynıdır. Bir meta-analiz ise ters yönlerde küçük farklar buldu: kadınlar kaygıda, erkekler kaçınmada biraz daha yüksek (Del Giudice, 2011). Stilin kendini nasıl gösterdiği cinsiyetten çok kişinin kendisine bağlıdır.
  4. Test korkulu kaçıngan stilimi ne kadar doğru gösterir?
    Bu stil için ayrı bir teste gerek yok. Ölçeğimiz iki ekseni 36 ECR-R ifadesiyle ölçer ve sonucunuzu Fraley ve arkadaşlarının 17.000’den fazla kişilik örneklemiyle kıyaslar. Her ölçüm biraz hata payı taşır; bu yüzden geçiş bölgesine yakın sonuçlarda komşu stiller de görünür. İşaretler ipucu verir, kesinliği ise başkalarıyla karşılaştırma sağlar.
  5. Partnerimin korkulu kaçıngan stile yakın olup olmadığı dışarıdan anlaşılır mı?
    Dışarıdan güvenilir biçimde anlaşılmaz: Aynı gelgitler stresten, kırgınlıktan ya da ilişkinin kendisindeki belirsizlikten kaynaklanabilir. Test onu yanıtlayan kişiyi anlattığı için kimse başkasının yerine çözemez. İki kişi de merak ediyorsa her biri testi kendisi çözebilir; ardından neyin örtüştüğünü ve neyin şaşırttığını birlikte konuşabilirler.
  6. Kaygı ve kaçınma puanlarım aynı anda yüksek olabilir mi?
    Evet. Korkulu kaçıngan stil (kimi zaman kaygılı kaçıngan bağlanma diye de anılır) tam olarak bunu anlatır: İki eksen de ortalamanın üstündedir ve iki çekim aynı kişide birlikte işler. Örüntü kiminle olduğunuza göre de değişir; partnerinizle korkulu kaçıngan stile, en yakın arkadaşınızla ise güvenli stile yakın olabilirsiniz. Test her ilişkiyi ayrı gösterir.
P9

Diğer stiller

P10

Kaynaklar (12)

  1. Bartholomew K. (1990). Avoidance of intimacy: An attachment perspective. Journal of Social and Personal Relationships, 7(2), 147-178.
  2. Main M., Solomon J. (1990). Procedures for identifying infants as disorganized/disoriented during the Ainsworth Strange Situation. In M. T. Greenberg, D. Cicchetti, E. M. Cummings (Eds.), Attachment in the preschool years: Theory, research, and intervention (pp. 121-160). Chicago: University of Chicago Press.
  3. Bartholomew K., Horowitz L. M. (1991). Attachment styles among young adults: A test of a four-category model. Journal of Personality and Social Psychology, 61(2), 226-244.
  4. Mikulincer M., Shaver P. R. (2003). The attachment behavioral system in adulthood: Activation, psychodynamics, and interpersonal processes. Advances in Experimental Social Psychology, 35, 53-152.
  5. Roisman G. I., Holland A., Fortuna K., Fraley R. C., Clausell E., Clarke A. (2007). The Adult Attachment Interview and self-reports of attachment style: An empirical rapprochement. Journal of Personality and Social Psychology, 92(4), 678-697.
  6. Riggs S. A. (2010). Childhood emotional abuse and the attachment system across the life cycle: What theory and research tell us. Journal of Aggression, Maltreatment & Trauma, 19(1), 5-51.
  7. Del Giudice M. (2011). Sex differences in romantic attachment: A meta-analysis. Personality and Social Psychology Bulletin, 37(2), 193-214.
  8. Fraley R. C., Heffernan M. E., Vicary A. M., Brumbaugh C. C. (2011). The Experiences in Close Relationships - Relationship Structures Questionnaire. Psychological Assessment, 23(3), 615-625.
  9. American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, Fifth Edition (DSM-5). Arlington, VA: American Psychiatric Publishing.
  10. Pinquart M., Feußner C., Ahnert L. (2013). Meta-analytic evidence for stability in attachments from infancy to early adulthood. Attachment & Human Development, 15(2), 189-218.
  11. Arriaga X. B., Kumashiro M., Simpson J. A., Overall N. C. (2018). Revising working models across time: Relationship situations that enhance attachment security. Personality and Social Psychology Review, 22(1), 71-96.
  12. Fraley R. C., Roisman G. I. (2019). The development of adult attachment styles: Four lessons. Current Opinion in Psychology, 25, 26-30.

Kontrol tarihi: 5 Ekim 2026

İki ekseninizi ve haritada nereye düştüğünüzü görmek için teste başlayın.

Teste başla